Haberler

Grammy Ödülleri: Beyoncé adaylıklarda başı çekiyor ve Adele ile intikam peşinde

5 Şubat 2023’te Los Angeles’ta düzenlenecek 65. Grammy töreni Beyoncé ve Adele için bir rövanş niteliğinde olacak.

15 Kasım Salı günü, şarkıcı Beyoncé dokuz kategoriyle 2023’teki bir sonraki Grammy Ödülleri töreni için en fazla adaylığı toplayarak, yedi kategorisi olan İngiliz pop divası Adele ile rövanşın yolunu açtı. Kaliforniyalı rapçi Kendrick Lamar (sekiz adaylık) ve folk-rock şarkıcısı Brandi Carlile’i (yedi adaylık) de onurlandıran bu listeyle, 5 Şubat 2023’te Los Angeles’ta düzenlenecek 65. Grammy töreni, Beyoncé ve Adele’in rövanşı gibi görünecek.

Bir intikam havası
2017’de İngiliz sanatçı ana kategorilerdeki rekabeti ezip geçerek “25” albümüyle beş ödül kazanırken, artık bir klasik olan “Lemonade” ile çağdaş kentsel müziğin en iyi albümü ödülüyle yetinmek zorunda kalan Houston doğumlu şarkıcının aleyhine oldu. Adele sahnede “Kraliçe” Beyoncé’ye canlı bir saygı duruşunda bulunurken, Oscar ödüllerinin müzik alanındaki karşılığı olan Grammy ödüllerini veren Recording Academy bir kez daha renkli sanatçıları arka plana atmakla suçlandı.

Beş yıl sonra Beyoncé, pandemi sonrasında dans pistine çıkmak için bir tür acil çağrı niteliğinde olan dans, house ve disko tınıları taşıyan ve Temmuz ayında yayınlanan “Renaissance” albümüyle zirveye yerleşti. Eylül ayında 41 yaşına giren şarkıcı, yılın albümü, yılın şarkısı ve “Break My Soul” hitiyle en iyi kayıt kategorileri de dahil olmak üzere dokuz kategoride Grammy ödülü almaya hak kazandı. Ancak albümden “Virgo’s Groove” (en iyi R&B performansı) ve “Cuff It” (en iyi R&B şarkısı) gibi diğer parçalar da ödüle aday. Bu süreçte, 88 adaylıkla tüm zamanların en çok aday gösterilen sanatçısı olarak eşi rapçi Jay-Z’ye katıldı.

Taylor Swift pusuda
Beyoncé ve Adele arasında geçeceği söylenen düelloya ek olarak, bu yılki törenin aday listesinde Kendrick Lamar ve Mayıs ayında yayınlanan son albümü “Mr. Morale & the Big Steppers” ve “Good Morning Gorgeous” ile En İyi Albüm de dahil olmak üzere altı dalda aday gösterilen R&B efsanesi Mary J. Blige gibi büyük isimler yer alıyor. Rapçiler Future ve DJ Khaled’in yanı sıra pop yıldızı Harry Styles da altışar adaylıkla öne çıkıyor.

Ayrıca en prestijli kategorilerde Lizzo (“Special” ile yılın albümü, “About Damn Time” ile yılın kaydı ve şarkısı) veya Doja Cat (“Woman” ile en iyi kayıt) yer alıyor.

Haklarını kontrol edebilmek için ilk altı albümünü yeniden kaydetme sürecine giren Taylor Swift, 10 dakikalık “All Too Well” versiyonuyla yılın şarkısının yanı sıra yılın country şarkısı ve en iyi video dallarında da yarışabilecek.

ABBA, kazanan geri dönüş
Dünyanın tartışmasız en büyük streaming ve turne sanatçısı olan Porto Rikolu rapçi Bad Bunny, “Un Verano Sin Ti” ile En İyi Albüm de dahil olmak üzere üç kategoride yarışacak. İlk kez tamamı İspanyolca olan bir albüm bu kategoride yarışıyor.

Ayrıca, 1970’lerden bu yana disko hayranlarını dans ettiren İsveçli küresel yıldız ABBA, en iyi albüm dalında “Voyage” ve en iyi kayıt dalında “Don’t shut me down” ile kazanan bir geri dönüş yapıyor. Diğer Avrupalılarla, Maneskin’in İtalyanlarıyla ve patlayıcı glam-rock’larıyla, Eurovision 2021’in galipleriyle ve yılın revelasyonu kategorisinde aday gösterilmeleriyle omuzlarını ovuşturuyor olabilirler. Ancak diğerlerinin yanı sıra Brezilyalı Anitta ve şarkıcı Omar Apollo da sıkı bir rekabet içinde olacak.

Recording Academy yeni kategoriler arasına en iyi video oyunu müziği ödülünü de ekledi. Adaylar ise “Aliens: Fireteam Elite”, “Assassin’s Creed Valhalla: Dawn Of Ragnarök”, “Call Of Duty: Vanguard”, “Marvel’s Guardians Of The Galaxy” ve “Old World” film müzikleri.

Sağlik

Yargıtay’dan icap nöbeti kararı (İcap nöbetindeki süre fazla mesai sayılır mı?)

Yargıtay, sağlık çalışanlarını yakından ilgilendiren emsal nitelikte bir karara imza attı. Yüksek Mahkeme; icap (ev) nöbetinde geçen sürenin haftalık fazla çalışma süresinin belirlenmesinde hangi şekilde değerlendirileceği konusunda önemli bir karar verdi. İcap nöbetinde geçen sürenin tamamının mesai sayılmayacağına dikkat çekildi.

Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi’nde bilgi işlem görevlisi olarak çalışan personel, iş sözleşmesine haklı bir sebep bulunmaksızın işveren tarafından son verildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile bir kısım diğer işçilik alacaklarının davalılardan tahsili talebiyle İş Mahkemesi’ne başvurdu. Mahkemede ifade veren davalı kurum, davanın reddine karar verilmesini istedi. Mahkeme , davanın kısmen kabulüne hükmetti. Kararı davalı kurum temyiz edince devreye Yargıtay 9. Hukuk Dairesi girdi.

İçtihat metni niteliğindeki kararda; icap nöbetinde geçen sürenin fazla çalışma sayılıp sayılmayacağına açıklık getirildi. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda; davacı tanık anlatımlarından hareketle, davacının haftanın 5 günü saat 08.00-17.00 saatleri arasında çalıştığı, bir günü ise saat 17.00’den sonra sabah 8.00′ e kadar icap nöbeti tuttuğu, buna göre davacının haftanın 4 günü 08.00-17.00 saatleri arasında bir saat ara dinlenme ile bir günü ise 24 saat çalışarak haftada 11 saat fazla çalışma yaptığı kabulüne göre hesaplama yapıldığı hatırlatıldı. 24 saatlik çalışmadan ara dinlenme süresi düşülmediği hatırlatıldı.

Dosya çerçevesindeki belgelere göre, davacının icap nöbeti tuttuğunda kaç kez göreve geldiği ve görevin kaç saat sürdüğü net olarak tespit edilememekte olup fiili olarak davacının nöbetlerde iş başında geçirdiği sürenin belirlenmesi ve buna bağlı olarak haftalık ne kadar fazla mesai yaptığının tespiti mümkün gözükmediğine dikkat çekildi.

Davacının icap nöbeti sırasında işyerinde olmadığı evinde veya tercih ettiği başka bir yerde zamanını geçirdiği, çağrılması durumunda göreve gittiği dolayısıyla çağrılmadığı zamanlarda imkanı ölçüsünde serbest hareket edebildiği vurgulandı. Yapılan işin niteliği gereği icap nöbeti esnasında sadece çağrılma durumunda iş yerine gidiliyor olunsa da geri kalan zamanı işçinin tamamen özgür hareket ederek geçirmesi de beklenemeyeceğinin altı çizildi.

Yargıtay kararında şu ifadelere yer verildi: “Zira işçi çağrılmaya hazır olarak beklemektedir ve işverence çağrıldığında makul bir süre içerisinde görevi başında olmak zorundadır. Bu anlamda işçi icap nöbeti esnasında şehir dışına çıkamaz veya işyerine uzak bir yere gidemez. Ne var ki; ihtiyaç duyulduğunda işyerine gidilmek zorunda olması icap nöbetinde geçen tüm sürenin çalışma süresinden sayılmasını gerektirmez. Davacının nöbet sırasında işyerine giderek gerçekleştirdiği çalışma sebebiyle geçen süre, çalışma süresinden sayılacaktır. İşyerine gitmesini gerektirecek bir durumun ortaya çıkmaması durumunda ise, uygun bir sürenin çalışma süresinden sayılması hakkaniyet gereğidir. Tüm bu hususlar dikkate alınarak yerleşik hale gelen içtihatlar ile icap nöbetinde fiilen daha fazla çalışıldığı kanıtlanmadığı takdirde, icap nöbetinde geçen sürenin 1/8’nin çalışma süresinden sayılması gerektiği sonucuna varılmıştır. Şüphesiz davacı tarafından kanıtlanan fiili çalışma süresi daha fazla ise bu süre haftalık çalışma süresine eklenecektir. Somut uyuşmazlıkta ise; Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda icap nöbetinde geçen tüm çalışma süresi hesaplanmıştır. Şu halde; az yukarıda açıklanan ilke doğrultusunda değerlendirme yapıldığında; davacının saat 8.00-17.00 saatleri arasında 5 gün çalıştığı, 1 gün 17.00-08.00 arası icap nöbeti tuttuğu, icap nöbeti tutulan sürenin haftada 15 saat olduğu ve bu sürenin 1/8’inin haftalık 40 saat çalışmaya eklendiğinde 45 saati aşan çalışma bulunmadığı sonucuna varılmaktadır. Açıklanan sebepler ile, mahkemece yöntemince ispatlanamayan fazla çalışma ücreti alacağı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.”

İCAP NÖBETİ NEDİR, KİM TUTAR?

İcap nöbeti (ev nöbeti); Yataklı Tedavi Kurumları İşletme Yönetmeliğinde tanımlanmış , sağlık ve yardımcı sağlık hizmetleri personeli tarafından evde nöbet şeklinde ifa edilen bir nöbet türü olarak tanımlanıyor. Kurum tarafından aylık icap nöbet listesi hazırlanmakta; bu listeye göre, sağlık ve yardımcı sağlık hizmetleri sınıfı personeli kuruma çağırıldıklarında bu çağrıya uyarak çalıştıkları kuruma gelmek zorunda kalıyor. Yataklı tedavi kurumları, seyyar hastaneler, ağız ve diş sağlığı merkezleri, aile sağlığı merkezleri, toplum sağlığı merkezleri ve 112 acil sağlık hizmetlerinin yürütüldüğü yerlerde memurlar ile sözleşmeli statüde görev yapan sağlık ve yardımcı sağlık hizmetleri sınıfı personeli tarafından ifa ediliyor.

Haberler

Devrilen vinçten inşaatın temeline düşen operatör hayatını kaybetti

İstanbul’da inşaatın temeline demir indiren operatörün üzerinde durduğu vinç devrildi. Kapısı açılan kabinin içinden inşaatın temeline düşen operatör, olay yerinde hayatını kaybetti

İstanbul’da, inşaatını temeline devrilen vincin operatörü hayatını kaybetti.

Kaza, saat 12.30 sıralarında Mahmutbey Mahallesi Devekaldırımı Caddesi’ndeki inşaatta meydana geldi. Bina inşaatında kazılan temele demir indirmek için vincin kabinine giren operatör Muhammed Talha Yaşar, hazırlanan demirleri yaklaşık 10 metre aşağı indirmeye başladı.

KAPISI AÇILAN KABİNDEN DÜŞTÜ

Vincin koluna bağlanan demirlerin ağırlığı nedeniyle vinç inşaat alanına doğru yan yattı. Operatör Muhammed Talha Yaşar da kapısı açılan kabinden inşaatın temeline düştü. Yaşar, inşaatın temelinde bulunan kalaslara boyun kısmını çarptı.

HAYATINI KAYBETTİĞİ BELİRLENDİ

İhbar üzerine olay yerine sağlık, polis ve itfaiye ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekiplerinin inşaatın temeline inen merdiveni kurmasının ardından Muhammed Talha Yaşar’a ulaşan sağlık ekipleri, yaptıkları ilk müdahalede operatörün hayatını kaybettiğini belirledi.

SEDYEYE BAĞLANIP ÇIKARILDI

Sonrasında yapılan çalışmalarda ilk olarak devrilen vinç getirilen başka iki vinç ile kaldırıldı. Ardından Muhammed Talha Yaşar’ın cenazesi itfaiye ekiplerinin oluşturduğu sistemle sedyeye bağlanıp inşaatın temelinden yukarıya çıkarıldı. Cenaze aracına alınan ceset morga kaldırıldı.

Devrilen vinç ve inşaat alanı havadan görüntülendi. Polisin olayla ilgili çalışması devam ediyor.

Haberler

Millet İttifakı’nın Cumhurbaşkanı adayıyla ilgili sürpriz çıkış! CHP’nin iki numarası ilk kez “Gönlümüzde genel başkanımız var” dedi

Cumhuriyet Halk Partisi Örgüt ve Örgütlenmeden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Oğuz Kağan Salıcı, Millet İttifakı’nın Cumhurbaşkanı adayıyla ilgili ilk kez isim verdi. Salıcı, “Benim gönlümden partimizin genel başkanı ve ittifakın kurucusu sayın Kemal Kılıçdaroğlu geçiyor” ifadelerini kullandı.
Millet İttifakı’nın Cumhurbaşkanı adayının kim olacağı siyaset kulislerinin en çok konuştuğu konular arasında yer alıyor. Konuyla ilgili CHP’nin iki numaralı ismi olarak adlandırılan Oğuz Kağan Salıcı’dan sürpriz bir çıkış geldi. Salıcı, CHP Muğla İl Başkanlığı’nın dün akşam Türkan Saylan Çağdaş Yaşam Merkezi’nde düzenlediği Dayanışma Gecesi’nde konuştu.

“GÖNLÜMDEN GENEL BAŞKANIMIZ GEÇİYOR”
Cumhurbaşkanı adaylığı için gönlünden geçen ismin Kılıçdaroğlu olduğunu belirten Salıcı, ”Ben, Cumhuriyet Halk Partisi örgütünün başıyım. Benim gönlümden, bu partinin Genel Başkanı, bizim liderimiz, aynı zamanda ittifakın kurucusu, devlet adamı, bu ülkeyi her türlü sıkıntı, kutuplaştırma, ötekileştirme çabasına rağmen bir arada tutan, devlet aklı ile bu partiyi yöneten ve Türkiye’nin önünü açan Kemal Kılıçdaroğlu geçiyor” dedi.

İTTİFAKI DA İŞARET ETTİ
Salıcı ayrıca ittifaka işaret ederek, ”Biz ittifakın bir parçasıyız. İYİ Parti, Saadet Partisi, Demokrat Parti var, saygı duyuyoruz, beraber yürüyoruz. Ama bizim gönlümüzde 6 ok var” ifadelerini kullandı.